Akşam namazının ardından Kur'an-ı Kerim tilaveti, salavat ve kasidelerle başlayan programda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Berat Gecesi'nin Ramazan-ı Şerif'in müjdecisi olan üç aylarda, son durak mesabesindeki olduğunu söyledi.

Safi Arpaguş
Berat Gecesi'nin Allah'ın rahmetinin coştuğu bir vakit olduğunu belirten Arpaguş, "Cenabı Hak cümlemizi bu kutlu geceden istifade edenlerden eylesin inşallah. Cenabı Hakk'ın bize bahşettiği en büyük nimetlerden birisi, hiç şüphesiz ömrümüzdür. Ancak o ömrü nerede, nasıl, Allah'ın emirlerine, Efendimizin (Sallalahu Aleyhi Vesellem) sünnet-i seniyyesine ne derece bağlı geçirdiğimizde, bizim mükafat veya ziyan halimize yazılacak, hayatımızın mihenk noktasını oluşturacak bir imtihanla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini gösterir. Aziz ömrümüzü yaratılış gayemiz ve ebedi alemi kazanmak için kullanabilirsek, işte o zaman kurtuluşa erenlerden, ebedi hayatı kazanmış olanlardan oluruz. Allah'ın emirlerine, Efendimizin getirdiklerine sırt çevirir, aksi istikamette bir hayat tutturursak, işte o zaman hüsrana uğrayanlardan oluruz. Ancak Cenabı Hak, rahmeti o kadar geniş bir varlık ki, böylesi güzel günler ve gecelerde, rahmetinin coştuğu anlarda kullarının hatalarını, günahlarını bağışlayarak, hulus-i kalb ile O'na niyaz ve tazarruda bulunan kullarının bağışlanması için böylesi güzel vesileler halk etmiş." dedi.

Af ve mağfiretin kapısı Berat Gecesi
Mübarek geceleri ile Ramazan-ı Şerif’in Müslümanlar için Allah'ın izniyle bir kurtuluşa vesile olacağını aktaran Başkan Arpaguş, "Arınmamız, hata ve kusurlarımızdan kurtulmamız için Cenabı Hakk'ın bizlere sonuna kadar açtığı lütuf ve rahmet kapılarından istifade etmemiz gerekir. Peygamber Efendimiz, bu geceyi diğer gecelerden üstün kılan özelliklerden bahsederken şöyle buyururlar; 'Muhakkak Allah, Şaban'ın 15. gecesinde rahmetiyle yetişip her şeyi kuşatır ve bütün mahlukata mağfiret eder. Yalnızca müşrikler, Allah'a şirk koşanlar ve kalpleri düşmanlık hissiyle dolu olup, insanlarla bu düşmanlık hisleriyle muhatap olanlar bunun dışında kalırlar.' Evet, Cenabı Hakk'ın rahmet tecellilerinin ardı ardına coşup taştığı bir gecede Allah'a şirk koşanlar ve içerisinde insanlara karşı nefret ve kötü duygular besleyenler bundan istifade edemeyeceklerdir." diye konuştu.
Allah'u Teâlâ'nın Şaban ayının 15. gecesinde yeryüzüne tecelli ederek, "Yok mu tövbe eden kullarım. Tövbelerini kabul edeyim. Yok mu benden rızık isteyen kullarım, onlara rızık vereyim. Yok mu benden şifa isteyen hasta kullarım, onlara şifa vereyim. Yok mu benden bir dileği olan, onun dileğine karşılık vereyim" diye nida ettiğini hatırlatan Arpaguş, bu gecenin hakkıyla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

"Hata ve günahlarımızdan tövbe ve istiğfar ettiğimizde O'nun bize rahmetle tecelli edeceğini biliyoruz"
"Ey kendi aleyhlerinde haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi asla kesmeyin. Cenabı Hak bütün günahları bağışlayıcıdır. O çok bağışlayan ve çok merhamet edendir." ayet- i kerimesine atıfta bulunan Arpaguş, "Hataya düşmüş olabiliriz, tembellik göstermiş olabiliriz, Allah'ın emirlerine riayette gevşeklik göstermiş olabiliriz. Ama şimdi hesap vakti. Hesabımızı, kitabımızı yapıp, başımızı ellerimizin arasına alıp, Cenabı Hakk'ın huzurunda kendimizi hesaba çekme vaktidir. Efendimiz, ne güzel buyuruyor; 'Hesaba çekilmeden, o hesap günü gelmeden önce kendinizi hesaba çekiniz.' Kendimizi hesaba çekecek bir geceyi yaşıyoruz. Hatalarımız, kusurlarımız karşısında Cenabı Hakk'ın rahmetinin ne kadar bol olduğunu biliyoruz. Hata ve günahlarımızdan tövbe ve istiğfar ettiğimizde O'nun bize rahmetle tecelli edeceğini biliyoruz. Çünkü Cenabı Hak, 'Rahmetim her şeyden daha geniştir.' buyuruyor. Evet, rahmeti bu kadar genişse, kulunun hatası, günahı ne kadar olursa olsun, samimi bir tövbe ile O'nun huzuruna gelir ve af dilerse Cenabı Hak onu affedeceğini, böyle kutlu gecelerle kuluna merhamet ve rahmetle yaklaşacağını bizlere ifade ediyor." şeklinde konuştu.
"Cenabı Hak bizlerden tövbe ve istiğfar bekliyor"
Berat Gecesi’nin tefekkür ve tezekkürle geçirilmesi gerektiğini dile getiren Arpaguş, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
"Hep birlikte Rabbimize karşı kulluk vazifelerimizi gözden geçirelim. Efendimize karşı muhabbetimizi, sevgimizi, O'nun ahlakı, güzel ahlakıyla ne kadar bağımız var, bunu bir gözden geçirelim. Kitabımıza karşı vefamız ne? Kitabımız bize neyi emrediyor, biz neyi yapıyoruz? Bunları kontrol ederek inşallah ebediyet hayatını kazanmak üzere güzel günlerin hep birlikte yaşayacak, yaşatacak bir âleme, güzelliklere kapı aralayalım. Bu gece ‘tövbe gecesi’ dedik. Cenabı Hak bizlerden tövbe ve istiğfar bekliyor. Nasuh bir tövbe, kalbin derinliklerinden gelen bir tövbe, samimi bir tövbe istiyor bizden. Yaptığımız her şeyden tövbe edip pişmanlık duyup bir daha rücu etmemesine Cenabı Hak kendisine söz vermemizi istiyor. Dolayısıyla aziz kardeşlerim bu fırsat gecesini tövbe anlamında da değerlendirmemiz gerekir." (İLKHA)




