Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen program İbrahim Çelebi'nin Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Musa Bağcı ve Bilge Gençlik Kulübü Başkanı Yakup Dinç'in selamlama konuşmalarıyla devam eden programda Özlem Ajans ilahi ses sanatçıları Gazze ve Şehadete ithafen bestelenen ilahi ve ezgileri seslendirdi.

Geçtiğimiz yıl Diyarbakır'dan Gazze'ye giderek sağlık alanında çalışmalara katılan Çocuk Cerrahisi Op. Dr. Tamer Kamacı günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma gerçekleştirdi.

"Şehadete giden yol göz yaşından geçer."

Başkan Er: Esnaflarımız bizim için çok önemlidir Başkan Er: Esnaflarımız bizim için çok önemlidir

Gazze'de şahit olduğu anlar üzerinden şehadeti anlatan Kamacı, şehadet yolunu "Şehadete giden yol göz yaşından geçer" ifadesiyle özetledi.

Başta Gazze şehitleri başta olmak üzere, şehadetlerin insanlığın uyanmasına vesile olduğunu ifade Kamacı, "Şehitler Allah'ın en sevdiği kullarıdır. Şehitlerin ortak özeliği, hangi birine sorsanız 'bu kadar mücadele, bu kadar fedakârlık niçin? Diyecekler ki, 'Rabbim çok merhametlidir bunu sizin de bilmenizi ve farkınıza varmanızı istedik.' Bütün kutsal değerler için savaş ve mücadele kutsaldır, onların uğruda ölmek şehadettir. Bütün bu şehitler ve şehadet olayları bizim gibi uyuyanların uyanması içindir. Gazze ve dünyanın farklı yerlerinde şehit olanların istiyorlar ki tüm insanlık Rabbini tanısın ve onu bilsin. Çünkü Allah'a yaklaşımının verdiği tat o kadar güzeldir ki dünyada kazandıklarınızın hiçbiri size o tadı ve hazzı vermez. Şehitler o tadı alan insanlardan ortaya çıkıyor." dedi.

Kamacı, "Önce insanın içinde şehadet arzusu ve isteğinin oluşması lazım. Birilerinin şehit oluşunu ve mücadelesini gördüğünde keşke bende şehit olsaydım demeli. O arzu ve istek olduktan sonra şahadet süreci başlıyor. Şehitliği anlatmak benim boyumu aşar ama büyüklerin sözlerini anlatmak ancak bana düşüyor. Kısacası, büyüklerimizin dediği gibi, şehit olmak için, şehit gibi yaşamak lazım." diye belirtti.

"Şehadete ulaşmak için nefsimizin dikenli tellerini kırmalıyız"

"Kişi eğer gecenin bir yarısı herkes uyuduğunda kalkıp Rabbinin huzurunda belini bükemiyorsa, o gün gündüz uyandığında zalimlerin karşısında dik duramayacaktır." diyen Kamacı, son olarak şunları söyledi:

"Hazreti Ali'nin bir söz var, 'Geceleri arif olmayan gündüz aslan olamaz.' Düşmanın dikenli tellerini kırmak isteyen kişi önce kendi dikeninin tellerini kırmalıdır. Kendi nefsinin dikenli tellerini kıramayan bu şehadet yoluna giremez. 'Şahadettin kırk bin derecesi vardır' derler. Şehit mi olmak istiyorsunuz? Önce etrafınıza bir bakın bakalım. Evde eşiniz, çocuklarınız, kapıda komşunuz, akrabalarınız ve çalışma arkadaşlarınız acaba sizden razılar mı? Acaba sizin için canınızı verebilecek kadar sizi seviyorlar mı? Eğer cevabınız 'Evet' ise siz artık şehadet yoluna girmişsinizdir. Bundan sonra şehit olabilirsiniz ama bu cevap 'Hayır' ise daha siz o yola çıkamamışsınız. Şehadet öyle yüzsek ve yüce bir mertebe ki onunda içinde mertebeleri var. Ulaşılması hiçte kolay bir mevki değildir. Ancak ona ulaşabilmek için çok istemek lazım."

Program yapılan tiyatro gösterimi ile sona erdi. (İLKHA)

Kaynak: ilkha