Bayburt Üniversitesi ve Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, afet sonrası ihtiyaçların daha hızlı ve etkin yönetilmesine katkı sağlayacak önemli bir projeye imza attı. İki üniversitenin iş birliğiyle, afetlerden etkilenen bireylerle, onlara yardım etmek isteyen gönüllüleri “sosyal ihtiyaç” kategorileri üzerinden dijital ortamda bire bir eşleştirmeyi amaçlayan “El Ele İyilik” uygulaması geliştirildi.

“El Ele İyilik” projesi, afet sonrası yardımlaşmayı dijital ortamda daha koordineli, şeffaf ve sürdürülebilir hale getirmeyi hedefliyor. Proje hakkında bilgi veren Bayburt Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Keskin, “Devlet Millet El Ele” felsefesinden ilham aldıklarını belirterek, şunları söyledi:
“Sahada afet dönemlerinde gözlemlediğimiz geniş çaplı ihtiyaçların, aslında ‘ben ne yapabilirim ki?’ diye soran insanların ortak hareketleriyle çözülebilecek boyutlarının olduğunu düşünmek çözümün ilk aşamasını oluşturuyor. Çünkü uygulamamızın çalışma mantığı çok basit. Deprem ya da benzeri bir afet durumunda herhangi bir ihtiyaca sahip olan afetzede, uygulamamızın ara yüzüne girerek, ihtiyaç duyduğu kategorilerden bir tanesine işaret bırakıyor ve bu ihtiyaçlardan herhangi birine kendince yanıt verebilecek olan bir başka toplum gönüllüsü vatandaşımız, o ekranda yanıt verebileceği ihtiyacı kendince seçiyor. Sistem, iki tarafın ihtiyaçları benzeştiğinde onları eşleştiriyor ve bu kişiler arası iyilik hareketi mikro bir çözüm kontağı olarak makro çözümlere büyüyebilecek bir etkileşim halkasını meydana getiriyor.”

“Sahadan doğan bir dayanışma çağrısı”
Mobil uygulamanın yürütücülerinden Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serpil Kır Elitaş, 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremden etkilenen bir depremzede olduğunu hatırlattı.
Depremde evinin yıkıldığını ve sonrasında sahada aktif olarak görev aldığını belirten Elitaş, “Bu süreçte şunu çok net gördük: Yardım etmek isteyen çok insan var ancak doğru bilgiye, doğru kanala ulaşmak her zaman mümkün olmuyor. Uygulama tam da bu ihtiyaçtan doğdu. Amacımız, afet sonrası yardımlaşmayı daha koordineli, şeffaf ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak. Çünkü biliyoruz ki afetlerde en büyük güç el ele verilen bir dayanışmadır.” değerlendirmesinde bulundu.

“İyilik zor değil yeter ki el ele verelim”
Proje yürütücülerinden Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Türker Elitaş da uygulamanın bireyleri, gönüllüleri ve kurumları ortak bir iyilik zemininde buluşturmayı amaçlayan dijital bir çözüm önerisi olduğunu söyledi.
Elitaş, “İyilik yapmak isteyenlerle gerçekten ihtiyaç duyanları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Uygulama projesi ile şunu söylüyoruz: İyilik zor değil, yeter ki el ele verelim.” diye konuştu.
Projede, “el ele” söylemi, depremin bir diğer adı olan “zelzele” kelimesinden hareketle, dayanışma ile yaraların sarılabileceği mesajını simgesel bir yaklaşımla yansıtıyor. Proje, 6 Şubat depremleri sonrasında öne çıkan “Devlet Millet El Ele” anlayışını “bilimsel temelli bir uygulamaya” dönüştürüyor.
Saha çalışmasıyla ihtiyaç kategorileri oluşturulacak
Mobil uygulamanın altyapısı, Dünya Sağlık Örgütü'nün “İnsani Acil Durum Ortamlarında Algılanan İhtiyaçlar Ölçeği (İNADORALİ)” esas alınarak oluşturulacak. Son 10 yılda deprem, sel, yangın ve pandemi gibi afetlerden etkilenen 30 ilde 3 bin kişiyle yapılacak saha çalışmaları sonucunda elde edilen veriler, uygulamanın ihtiyaç kategorilerini şekillendirecek.
Projenin sonunda, çevresel uygunluğu test edilmiş ve Teknolojik Hazırlık Seviyesi 6 düzeyinde bir mobil uygulama prototipi ortaya konulacak. Uygulamanın tüm haklarıyla AFAD’a devredilmesi ve ulusal afet yönetim sistemine entegre edilmesi planlanıyor.
18 ay sürecek proje, sosyoloji, iletişim, afet yönetimi, kamu yönetimi ve yazılım alanlarından akademisyenlerin yer aldığı multidisipliner bir ekip tarafından yürütülüyor.
Depremzedelerden uygulamaya saha desteği
Saha çalışmaları kapsamında ankete katılanlardan depremzede Burak Zarifgil, uygulamanın, gönüllüleri ve afetlerden etkilenen ihtiyaç sahiplerinin birbirini bulması noktasında önemli olacağını dile getirdi. Zarifgil, bir depremzede olarak ortaya çıkacak uygulamanın faydalı olacağını düşündüğünü ifade etti.
Bir diğer depremzede anket katılımcısı Mehmet Yazıcı da “İlk başlarda temel ihtiyaçlarımızı karşılamakta oldukça zorlandık. Panik halde neye ihtiyacımız olduğunu biz bile anlamadık. Bu uygulama yönlendirici olması bakımından önemli bir eksiği giderecek.” dedi. (İLKHA)




